Mi'raç Hadisesi

    Miraç olayını Said Nursi'nin 31. Söz adlı eserinden yola çıkarak açıklamak en makul tercihlerden biri olduğunu düşünüyoruz. 31. Söz, Bediüzzaman Said Nursî’nin Sözler adlı eserinde Mi‘rac hadisesini aklî ve imanî delillerle açıklayan kapsamlı bir bahistir. Amaç, Mi‘rac’ın sadece tarihî bir olay değil; Allah–insan–kâinat ilişkisini açıklayan zarurî bir hakikat olduğunu göstermektir. 
    Mi‘rac nedir? 
Mi‘rac, Hz. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bir gecede:
 • Mekke’den Kudüs’e (İsrâ), 
• Oradan da semâvâtı kat ederek Sidretü’l-Müntehâ’ya yükselmesi ve 
• Allah’ın huzuruna kabul edilmesi hadisesidir. 
    Bediüzzaman, Mi‘rac’ı üç ana zeminde ele alır: 
1. Nübüvvetin zarurî neticesi Peygamberlik, yalnızca emirleri tebliğ etmek değildir. 
• Peygamber, kul ile Allah arasında en yüksek elçidir.
 • O hâlde, insanlık adına en yüksek makama çıkması hem aklen hem mantıken uygundur. 
Bediüzzaman’a göre Mi‘rac: “Nübüvvetin en yüksek meyvesi ve en parlak mucizesidir.” 
2. Kâinatın anlamını açıklayan yolculuk 
31. Söz’de kâinat:
 • Büyük bir saray, 
• Peygamber (s.a.v.) ise bu sarayın en mükemmel misafiri ve elçisi olarak tasvir edilir. Mi‘rac’ın mânâsı şudur:
 • Peygamber, yaratılmış âlemleri tek tek dolaşarak,
 • Her tabakanın Allah’a bakan yönünü müşahede etmiş,
 • En sonunda kâinatın yaratılış hikmetini doğrudan Allah’tan almıştır. 
Bu yönüyle Mi‘rac: 
• Kâinatın bir anlamı olduğunu, 
• Tesadüf olmadığını, 
• İnsanın boş yere yaratılmadığını ispat eder. 
3. Âhiretin kesin delili 
Bediüzzaman, Mi‘rac’ı özellikle âhiret inancının en güçlü delili olarak sunar:
 • Peygamber, cenneti ve cehennemi görmüş, 
• Âhiretin bir vaat değil, hakikat olduğunu haber vermiştir.
 Mi‘rac olmazsa:
 • Namazın hakikati eksik kalır, 
• Âhiret müjdesi zayıflar, 
• İnsan ile Allah arasındaki en yüksek bağ kopuk kalır.
 Namaz ile Mi‘rac arasındaki ilişki 31. Söz’ün en önemli vurgularından biri şudur:
 “Namaz, mü’minin Mi‘racıdır.” Yani: 
• Mi‘rac, Peygamber’e mahsus bedenî ve ruhî bir yükseliştir.
 • Namaz ise her mü’minin ruhen Allah’a yönelişi ve yükselişidir. 
Bu sebeple: 
• Mi‘rac gecesinde beş vakit namaz farz kılınmıştır. 
• Namaz, Mi‘rac’ın yeryüzündeki devamıdır. 
 Özetle 31. Söz neyi ispat eder? 31. Söz, şu hakikatleri aklî temellere oturtur:
 • Mi‘rac akla aykırı değil, bilakis zarurîdir.
 • Peygamberlik Mi‘rac’ı gerektirir. 
• Kâinatın bir Rabbi ve maksadı vardır. 
• Âhiret kesin ve kaçınılmazdır. 
• Namaz, insanın Allah ile bağ kurma yoludur.
    Bir paragrafta miracı anlatmak gerekirse; Miraç Hz. Muhammed'in velayetidir. Velayet, Kurbiyet mertebesinde süluktur ki; halktan hakk'a yükselmektir. Hz. Muhammedin velayeti kurbiyettir. Hz. Muhammed mirac'a velayet ile çıkmış, Risalet ile dönmüştür. Risalet ile dönmesi Akrebiyettir.  Mirac'ın hakikatı ise Hz. Muhammed'in kemalat mertebelerindeki seyr-ü sülukudur. Bu Sülukte Cenab-ı Allah, Habibine yetmiş bin perdede İsim ve sıfatların tecellilerini göstererek Kab-ı Kavseyn makamına ulaştırmıştır. Bu yükselme ve buluşma Allah'a mekan tahsis etmek anlamında değildir. Bu yükselme idrak ve şuurun son durağıdır. Bu mertebeye çıkmaya en layık olan kişi de şüphesiz Hz. Muhammeddir. Hatta denilebilir ki Hz. Adem yaratıldığında meleklerin "yeryüzünde kan döküp bozgunculuk çıkaracak bir kavim daha mı yaratacaksın" dediklerine karşılık Allah'ın "sizin bilmediklerinizi ben bilirim" sözünün kanıtı Hz. Muhammed'in miracıdır. Çünkü meleklerin bile çıkamadığı sidret'ül-Müntehaya Hz. Muhammed çıkmıştır. Son olarak miraç bireysel bir velayet yani kurbiyet ile olmuşsa da umumi sonuçlar ile miraçtan bir dönüş olmuştur. Bu yüzden Hz. Muhammed velayetiyle miraca çıkmış, Risaletiyle gelmiştir. 


Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı, Sözler Kitabı; 31. Söz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Hadis Yorumluyorum

Doğduğum ve Yaşadığım Şehir

Dijital Egemenliğin İnşası: Bitcoin’in Ontolojik ve Politik Felsefesi